Home Lodging Dining Things to do Interactive map

 
.
 

Seyahat Bilgileri

YÜRÜYÜŞ YOLU AĞI İÇİN BURAYI TIKLAYIN

Karpaz Yarımadası….ve Çok, Çok Daha Fazlası!

Karpaz Yarımadası tarih ve kültürün eşsiz bir turizm deneyimi sunmak üzere kaynaştığı bir bölgedir. Bölgenin tarihini daha iyi öğrenmek isteyen ziyaretçiler için bazilika, kalıntılar ve tarihi mezarların yanısıra keşfedilecek köyler bulunmakta. Maceracı gezginler için dağ bisikleti ve yürüyüş patikaları, yelken kanat uçuşu ve daha başka heyecanlı aktiviteler mevcuttur. Güneş meraklıları için ılık mavi Akdeniz boyunca millerce uzanan kumlu plajlar ve aileler için ise eşek gezilerinden dağ bisikleti gezilerine kadar pek çok şeyi kapsayabilecek eşsiz bir köy deneyimi vardır. Karpaz Yarımadası’nda gerçekten de herkese göre birşey vardır.

Karpaz Yarımadası Akdeniz’deki gerçekten gelişmemiş sahil çevrelerinin son örneklerinden biridir. Manzaraları muhteşemdir ve büyük bir biyolojik çeşitlilik vardır. Karpaz’da 22’si endemik olmak üzere 1,600’den fazla bitki türü vardır. Yarımada’nın kuş habitatı 7’si endemik olan 350’den fazla türü barındırır. Sürüngen sevenler içinse Karpaz’da meşhur deniz kaplumbağaları da dahil olmak üzere 26 sürüngen ve amfibi türü vardır. Karpaz plajları Doğu Akdeniz’de nesli tükenmekte olan Chelonia Mydas ve Caretta Caretta deniz kaplumbağalarının ana yumurtlama alanıdır. Avrupa Audouin martılarının son kolonisi Karpaz Yarımadası’nın burnundaki küçük Klidhes adacıklarında yuvalamaktadır.

Karpaz boyunca, Kıbrıs mutfağı baskın bir şekilde göze çarpar. Kıbrıs mutfağı Türk, Yunan, Rönesans, Latin, Gotik ve Arap tadlarını birleştirmesinden dolayı eşsizdir. Zeytin yağı hiç şüphesiz Kıbrıs mutfağının başlıca mahsülüdür. Basılmadan önce, kaynatılmış yeşil zeytinlerden yapılan Kıbrıs’ın benzersiz “kara” zeytin yağını mutlaka tatmalısınız. Ziyaretçiler ayrıca uluslararası mutfak sunan pek çok restoran bulabilirler. Karpaz ve civarına yapılacak bir gezi damaklarınızda çok hoş tadlar bırakır!

Kıbrıs’ın kuzey bölgesinin selvi, çam, zeytin bahçeleri, ve harup ve bodur ağaçları ile kaplı tepelerle bezenmiş 387 kilometrelik sahil şeridi vardır. Kilometre kareye ortalama yalnızca 50 kişinin düştüğü bu bölge 45 orkide türü de dahil olmak üzere her tür flora ve fauna için doğal bir yuvadır. Ophrys Kotschi adındaki endemik tür dünyanın her tarafından gelen ziyaretçiler tarafından ilgi görür. Aradığınız deniz kaplumbağaları, eşekler, çiçekler veya plajlar olsun, hepsini Karpaz’da bulabilirsiniz!

Tarihi, kültürel ve ekolojik yönden Karpaz mutlaka görülmesi gereken bir yerdir. Karpaz Yarımadası’ndan kısa bir mesafe uzaklıkta, aşağıdakiler gibi pek çok görülecek başka yer daha vardır:

Yeni İskele

Yeni İskele köyü Lefkoşa’dan Karpaz’a giden anayol üstünde yer alır ve Karpaz bölgesinin yerel yönetim merkezidir. İskele büyük oranda kumluk ve sakin olan 25 kilometrelik sahil şeridine sahip bir bölgedir. Boğaz köyünün küçük, hoş bir balıkçı limanı ve onun etrafında gelişmiş olan otel ve farklı restoranların oluşturduğu bir eğlence merkezi vardır. Anayol üstünde, İskele köyünün hemen dışında 1,600’den fazla bitki çeşidi üstüne bilgi veren “Kıbrıs Endemik Bitkileri Bilgi Merkezi” yer alır.

Kantara

Tarih severler zengin mirasından dolayı Karpaz’dan zevk alırlar. Bölgedeki en önemli tarihi yerlerden biri adını Arapça’da “köprü” anlamına gelen “quantara” kelimesinden alan Kantara Kalesi’dir. Orta Çağ’da iç kesimde inşa edilen üç kaleden biri olan bu kale, deniz seviyesinden 700 metre yükseklikte, Beşparmak Dağları’nın tepesine inşa edilmiştir. Sıradağların ve aşağıdaki denizin buradan panoramik görüntüsü eski zamanlarda sahil boyunca korsan saldırılarını gözlemleyip gündüzleri büyük bayraklar, geceleri ise ateşler aracılığıyla sıradağ boyunca yer alan diğer kaleleri (Buffavento ve St. Hilarion) uyarmaya yaramıştır. Muhtemelen askeri garnizon olan bu kalenin komplolar, savaşlar ve kuşatmalarla işlenmiş zengin bir tarihi var. Bakılması gereken ilginç noktalardan bazıları yağmur suyunu toplamak için kullanılan büyük taş su sarnıcı ve kazılmış kanallar, uçurumdan sarkan hela, okçuların dar pencere aralıkları ve gizli kaçış geçididir. Zamanın aşındırmalarına rağmen, kalenin bazı kuleleri ve odaları Kıbrıs’ın Doğu ile Batı arasında önemli bir ticari geçiş noktası olduğu zamana vasiyet edercesine duruyorlar.

Girne

Akdeniz sahili boyunca yerleşmiş olan Girne macera, tarih ve kültür arayan tüm turistlerin kesinlikle görmesi gereken bir yer. Eski limanı tarihin karşısında dimdik duran bir Haçlı kalesi tarafından korunmaktadır. Aslan Yürekli Richard gibi, Salah Din ve hatta belki de Leonardo Da Vinci bu kalenin duvarları içinde dolaşmış. Tarihi limanı şu anda gezi tekneleri, restoranlar ve oteller çevrelemekte ve turistlere eski ile yeninin biraraya geldiği Girne mozağinde çok yönlü bir deneyim sunmaktadır. Girne ve civarında adayı korumak amacıyla karada inşa edilmiş olan üç kaleden ikisi olan St. Hilarion ve Buffavento kaleleri, Bellapais manastırı, Sour Magar Ermeni Manastırı ve daha pek çok görülecek yer vardır.

Lefkoşa

Lefkoşa tarih ve kültürün ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sunmak için içiçe geçtiği bir şehirdir. Tarihi surlar içinde yapılan kısa bir yürüyüşte ziyaretçiler muhteşem St. Sophia Katedralini (Selimiye Cami), Girne Kapısı, Sarayönü Meydanı, Arabahmet Bölgesi, ve restore edilmiş haliyle şu anda küçük dükkan ve kafeleri barındıran Büyük Han’ı görebilir. Ziyaretçiler ayrıca Mevlevi Tekke (Semazenler Müzesi), II. Sultan Mahmud Kütüphanesi ve Derviş Paşa Konağı gibi görülecek birçok diğer yeri ziyaret edebilirler. Yürüyüş ayakları yorunca, ziyaretçiler düzinelerce restoran ve kafeden birine girip yerel mutfağın tadını çıkarabilirler.

Gazi Mağusa

Karpaz’dan güneye doğru kısa bir yolculuk sizi hayranlık uyandıran tarihi surlar içi şehri ile Gazi Mağusa’ya götürür. Tarih boyunca fatihler bu duvarlarda yükselip düştüler ve surlariçi bugün St. Nicholas Katedrali (Lala Mustafa Paşa Cami), Rumların St. George Katedrali, Namık Kemal Zindanı ve Müzesi, Canbulat Burcu ve Müzesi, Deniz Kapısı, Nosturi Kilisesi, Venedik Sarayı, Sinan Paşa Camisi (St. Peter ve Paul Kilisesi) ve daha pek çok bölgenin en dikkat çekici görülecek yerlerini barındıran bir açık hava müzesi durumundadır.

Surlar içinde özellikle dikkate değer bir yer William Shakespeare sayesinde meşhur olan Otello Kulesi ve Hisarı’dır. Surlar içinde ayrıca ziyaretçilerin soğuk bir içecek ile rahatlayabileceği ve yerel ürünleri satın alabileceği kafeler, restoranlar ve dükkanlar vardır. Gazi Mağusa’nın yanında bölgenin en muhteşem tarihi yerlerinden biri olan Salamis’in eski Roma medeniyeti yer alır.

Güzelyurt-Lefke

Gazi Mağusa’ya üç saatten az bir sürüş mesafesinde Güzelyurt-Lefke bölgesi yer alır. Ziyaretçiler burada ikonik St. Mamas Katedrali’ni, Güzelyurt Arkeoloji Müzesi’ni, Soli Antik Kenti’ni, Vouni Sarayı’nı, Piri Osman Paşa Camisi ve daha pek çok yeri görebilirler.
 

Copyright 2008 Büyükkonuk Eko-turizm Derneği. Tüm Hakları Saklıdır.



Bu yayın Avrupa Birliği’nin mali katkısıyla hazırlanmıştır.Bu yayının içeriğinden yalnızca Büyükkonuk Eko-turizm Derneği sorumludur ve bu içeriğin herhangi bir şekilde Avrupa Birliği’nin görüş ve tutumunu yansıttığı düşünülmemelidir.