Geçmiş zamanları hatırlatan eski binalar arasında elliden fazla geleneksel kemerli ev, dört zeytin değirmeni, ve pek çok kilise ve dini bina vardır.
Köyün içinde ve civarında yer alan kayda değer binalar arasında:
St. Auxentios Kilisesi: Köyün girişinde bulunan bu Ortodoks kilisesi tek koridorlu dikdörtgen bir bina olup kubbe çatısı, kemerleri ve bir galerisi vardır. Bugün ayakta duran yapı 19. Yüzyılda restore edilmiş olup daha önceki kiliselerin temelleri üstüne oturtulmuştur. Bina 6. veya 7. yüzyılda Kıbrıs’da yaşamış ve ölmüş olan Aziz Auxentios’a ithaf edilmiştir. Bu mevkide yer almış olan eski bir kilise Mavra Mabedi olarak anılır.
Aziz Auxentios’un hikayesi...
Aziz Auxentios’un Bizans ordusunda imtiyazlı bir komutan olduğuna ve Meryem Ana’nın hayalini gördükten sonra orduyu bırakıp inzivaya çekildiğine inanılır. Kıbrıs’a doğru yolculuğa çıktığı zaman üçyüz adamı da onu takip etmiş. Vardıkları zaman, her biri gözlerden uzak bir yer aramaya başlamış; Auxentios şu anda Büyükkonuk ve Yedikonuk/Eptagomi olarak bilinen köylerin kuzey batısında yer alan Kaplica/Davlos sahil köyünün yakınında Yudi adında bir mağraya yönelmiş. Yerli efsaneye göre, azizin cesedi Büyükkonuk ve Yedikonuk köylerinde yaşayan köylüler tarafından keşfedilmiş. Bu iki köyün halkı cesedi nereye gömecekleri konusunda anlaşamamışlar ve bir ihtilaf yaşanmış. Sonunda, cesedi bir öküz arabasına yatırıp hayvanların nereye gideceğine bakmaya karar vermişler. Hayvanlar Büyükkonuk’a doğru yol almışlar ve St. Mavra mabedinde durmuşlar. İki köy arasında şiddetli bir münakaşa başlayınca, azizin kalkıp o noktaya işaret ettiği ve “Gomi” kelimesini söylediği rivayet edilir. O zamana kadar köy Gomi olarak bilinirdi; ondan sonra kutsal anlamına gelen “Kebir” kelimesi de eklendi ve köy Komi Kebir olarak anılmaya başlandı.
St. Georgios Kilisesi:
Köy merkezine yakın bir yerde, ilkokulun karşısında yer alan bu tek koridorlu bazilika köydeki Ortodoks kiliselerinin en büyüğüdür. Latin tasarımlı olup kubbeli bir çatıya sahiptir. Kuzey girişinde iki tarih görülür: inşa tarihi olan 1873 ve yenilenme tarihi olan 1898. İkonostaz 1897 tarihlidir. Ortodoks kilisesinin amblemi olan iki başlı kartal heykeli batı girişinde yer alır.
St. Vasilios Mabedi:
Lüzinyan döneminde (1192-1489) inşa edilmiş olan bu tek odalık dikdörtgen binanın hiçbir zaman tamamlanmamış olması mümkündür. Duvarları kapı yüksekliğinde durmuş görünüyor. Bir Katolik kilisesi olduğu için Ortodoks inançlılar tarafından tamir edilmemiş ve yıllar içinde harabeye dönüşmeye bırakılmış.
St. Georgios Parouzos Kilisesi:
Lüzinyan dönemine rastlayan bu binanın yalnızca kuzeybatı köşesi ayakta duruyor.
St. Luke Kilisesi:
19. Yüzyıla ait unsurları ile, bu tek koridorlu küçük dikdörtgen binanın çift eğimli ahşap çatısı ve üç adet taş kemeri bulunmaktadır.
St. Photios Kilisesi:
Bir uçuruma inşa edilmiş olan bu Ortaçağ Ortodoks Kilisesi’ne giden yol bulunmamaktadır fakat tek odalık bu dikdörtgen binadan görünen manzara muhteşem olup önerilen patikadan binaya tırmanmaya değer.
Panayia Kyra Kilisesi:
Komşu köy Sazlıköy/Leivadya yakınında yer alan bu erken Bizans dönemi kilisesi 6. Yüzyıla dayanır. Köylüler bir parça mozaik yutmanın hastalıkları tedavi ettiğine inandığı için kubbeyi süsleyen orijinal mozaiklerden geriye çok az birşey kalmış. Yüksekte kubbede, mum isinin kirlettiği 13. yüzyıldan kalma bazı resimler görülür. Haç şeklinde inşa edilmiş olan bu kubbeli kısma bir dış dehliz, bir de sundurma eklenmiş. Küçük kilisenin tam ortasında bir kuyu yer alıyor.