Mrs. ŞERİFE ALİBEY's STORY
Küçükken annem el makarnası yaparken en çok ilgimi o çekerdi. Annemin dört ayaklı bir tahtası vardı. Yere kurardı. Bir hamur teknesi vardı, hamuru onun içinde hazırlardı. Ben hep görür ve çok beğenirdim. Annem beni hiç dokundurmazdı. Ben hep seyrederdim. Sonra 18 yaşında evlendim ve evimi ayırdım ama aynı avluda yaşardık. Bir odada annemler, diğer odada biz. Canım çekerdi makarna yapayım, kendi başıma, ama başaramazdım. Annem “gel sana tarif edeyim” dedi. O zaman başladım bu işi öğreneyim. Çok uğraştım, çabaladım ve öğrendim. Av zamanları eşim keklik avlar getirirdi. “ Keklik el makarnası ile güzel yenir” derdi. Ben de her hafta Pazar günleri el makarnası yapmaya başladım. O günden beri her Pazar (av zamanı) keklik ile el makarnası bizim Pazar yemeğimizdir. Şimdi kızım da evlidir yanımda oturur. Damat da av zamanı keklik vurur. Bir eşim bir damat getirir hepimize yetecek kadar el makarnası pişiririz. Kızım da benden öğrendi. Bu el makarnasının bana para kazandıracağını hiç hayal etmezdim. Şimdi hergün el makarnası yapar isteyene satarım.
<< Back To Eco Products